Hastanemizde tedavi gören Kamil Gündoğdu beyin eşi Lütfiye Gündoğdu ‘nun çalışanlarımıza yazdığı teşekkür yazısı ve Cerrahi Yoğun Bakım Sorumlu Hemşiresi Ayten hanımın yazdığı mektupları aşağıda bulabilirsiniz.

Lütfiye Gündoğdu’ nun mektubu

Ben 41 gün yoğun bakım ünitesinde kalıp 41. gün servise çıkmayı başarabilen Kamil Gündoğdu’nun eşi Lütfiye Gündoğdu. 17 Kasım 2015 gecesi benim yaşadığım en acı ve en ağır geceydi. Eşim Kamil Bey motor-nöron hastası. Nefes alamadığı için solunum sıkıntısı yaşarken, acil servisten koroner yoğun bakım servisine alındı. Burada 1 gece kaldıktan sonra cerrahi yoğun bakıma geçirildi. O günden sonra bizim yoğun bakım maceramız başladı. Doktorumuz Hatice Hanım ilk günlerde bizi ümitlendirmemek için ‘’Elimizden geleni yapıyoruz, siz de dua edin’’ diyerek bizi teselli etti. O günlerde iyi bir haber alabilmek ümidiyle Hatice Hanım ve Alper Bey’in ağzından çıkacak her kelimeyi heyecanla bekliyorduk. Bu sırada yoğun bakım sorumlu hemşiremiz Ayten Hanım, diğer hemşirelerden Leyla, Kübra, Nagihan, Erkut, Yasin ve tüm personel büyük bir özveriyle eşimle ilgilenerek, onu bize geri kazandırdılar. Bizimle ilgilenen personelin üstün gayretleri ve sevgileri öyle samimiydi ki, eşim bana ve çocuklarına baktığı gibi onlara bakıyor, onlar gelince gözlerinin içi gülüyordu. Sekreterimiz Zeynep Hanım’ın çabaları da asla unutulamaz. Doktorlarımızdan Hatice Hanım, Alper Bey, İrem Hanım, İrfan Bey, Abdullah Bey’e hemşirelerimizden Leyla, Kübra, Nagihan, Ayten, Erkut, Yasin’e ve tüm hastane personeline sonsuz teşekkürler. Bu kutsal görevinizde daha nice Kamil Amca’ları sağlığına kavuşturup, mutlu etmeniz dileğiyle. Bizim bir kızımız bir oğlumuz var, şimdi Medikar Hastanesi’nde de bir çok evladımız var ve biz onları çok seviyoruz. Lütfiye ve Kamil Gündoğdu

Cerrahi Yoğun Bakım Sorumlu Hemşiresi Ayten Ergin Karakaya ‘nın cevaben yazısı

Yoğun bakım hemşireliği , zaman zaman insan üstü gayret göstermeyi gerektiren zor, meşakatli bir meslektir.Hastaların durumu diğer servislerde yatan hastalara göre daha ağırdır ve malesef ölüm diğer servislere göre çok daha fazla görülür.Acı çeken ve ölen insanları gören bu hemşirelerin kendilerini korumak , hayata küsüp bunalmaması için bazı savunma mekanizmaları geliştirmesi gereki r. Hastayla empati kurarken sempatinin dozunu ayarlamak seneler içinde kazanılan tecrübeyle sağlanır. Kimsenin çalışmak istemedği saatlerde ve kimsenin en yakınının bile yapmak istemeyeceği işleri yapan insanların emeklerine saygı göstermek bu zor işi yapan insanları motive eder.yoğun bakımda çalışmanın en büyük ödülü ümitlerin tükendiği anlarda hastayı tekrar yaşama bağlamaktadır. Buna ilişkin bir vakamızı sizinle paylaşmak isteriz.17.10.2015′ te 01:15 saatlerinde Acil Servise göğüs ağrısı ve solunum sıkıntısı ile başvuran hastanın koroner ybü’ne yatışı yapılmıştır.Yoğun bakım ünitesinde akciğer ödemine giren hasta entübe edilmiş olup , anestezi konsültasyonu sonucu koroner yoğun bakım ünitesinden cerrahi yoğun bakım ünitesine kabul edilmiştir. Tanısı akciğer ödemi+motor nöron hastalığı+solunum sıkıntısı olan bir hastaydı.İlk kez bu tanılı bir hasta kabul etmiştik. Hasta üst ekstremitedeki kaslarını hareket ettiremiyor, alt extremitede de belirgin güç kaybı vardı.Hastayı ilk günlerde hep uyuttuk, akciğer ödemini iyileştirmek için mekanik ventilatasyonla hastanın solunum desteği sağlanıyordu. Ödem düzeldikten sonra solunum cihazından ayırmayı birkaç kez denedik ama tolere edemedi, sonra trekostomi açılmasına karar verildi. Trekeostomi açıldı, nazogastrik tüp ile besleniyordu, ağızdan çok az alıyordu, daha sonra perkutan endoskopik gastrostomi katateri açıldı, hastaya motor nöron hastalığı daha önce konulmuş ALS (Amyotrofik Lateral Skleroz)idi.Bu süreçte solunum kas gücü de azaldığından bir türlü ventilatörden ayıramıyorduk. Hastalığın ilerleyici türde bir hastalık olamsı nedniyle bundan sonra kendi kendine soluyamayacağına kanaat getirince ev tipi ventilatör ile hayatına devaöm etmesi kararlaştırıldı. Gerekli yazışmalar yapılarak kurumdan bir ventilatör temin edildi. İlk kez bir hastayı ev tipi ventilatörle eve taburculuğu planlanıyordu.Tüm ekip tüm hastalarda olduğu gibi hastamıza elinden geleni yaptık ve 41. günün sonunda hastayı kendi ventilatörü ile servise çıkardık. Bu süreç ne kadar kısa gibi görünsede kısa değildi. Hasta yattığı sürece enfeksiyon gelişti, acinobakter üredi, yoğun bakım ünitesinin korkulu rüyasıydı bu enfeksiyon, biz bununla baş ettik.Hastanın şuurunun açık olması ve uzun süredir yoğun bakımda yatması üzerine deliryuma veya depresyona girmemesi için gerekli tedaviler ile beraber manzarası daha güzel olan bir yatağa taşıdık. Buradan hem bizi daha iyi görebiliyor hemde pencereden dışarıyı izleyebiliyordu.Mutfakta proteinden zengin özel mamalar hazırlattık, hazırlanan mamaları hem yüreğinde hem ağzında hissettmesi için damlalar halinde enjektörle ağızdan veriyor, tat alma ve yutma refleksini kaybetmemesi için gayret gösteriyor,biz ne dersek yapıyordu. Servise çıktığında onu hiç boş bırakmadık, gece gündüz her saat başı kontrole gittik, artık eve gitme zamanı yaklaştı, bu süreç ne kadar kısa görünsede uzun bir yol almıştık, bir hastamızı daha ölüm döşeğinden alıp bir şekilde ailesi ile birlikte olamsını sağlamak tüm emeklerimizin en güzel karşılığıydıiyarete çıktığımızda bizi görünce gülümsemesi tüm yorgunluğumuzu unutturuyordu ve bu yolda emeği geçen başta doktorlarımız; Dr.Hatice Köstekçiy’e ,Dr. Alper İynem’e , nöroloji kons. Için Dr. İrfan Yavaş’a ,cerrahi trakeostomisini yapan Dr. İrem Pehlivanoğlu’na ,peg açılmasını yapan Dr. Abdullah Çime’ye ,enfeksiyonda bize yardımcı olan Dr.Kutsal Evren Löker’e ,ikinci ailem olan hemşirelerime (Leyla Çapaklı,Kübra Yıldız,Erkut Çavdar, Yasin Bakır,Nagihan Çankaya) ,yardımcı sağlık personellerimize, evrak işlerini yürüten sekreterimize(Zeynep Gültepe Asar), fizik tedavisinde bize destek veren fizyoterapistlerimize çok teşekkür ederiz. CYBÜ Sorumlu Hemşiresi Ayten Ergin Karakaya

2016 © Copyright - Medikar Hastanesi

Karabük Nöbetçi Eczaneler     -     Acil        4447078

btnimage