BRTV de yayınlanan Sağlığa Uzanan Dost Eli Programının 06 Ağustos 2016 tarihli yayını. Medikar Hastanesi konukları Plastik Cerrahi Uzmanı Dr. Muhammet Mustafa ERCAN ve Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı Dr. Tayfun GÜNGÖR
PDR tedavisi üzerine sohbet

BRTV de yayınlanan Sağlığa Uzanan Dost Eli Programının 30 Temmuz 2016 tarihli yayını. Medikar Hastanesi konuğu Kalp ve Damar Hastalıkları Uzmanı Murat ERDEN
Kalp Hastaslıkları tedavisi üzerine sohbet

BRTV de yayınlanan Sağlığa Uzanan Dost Eli Programının 23 Temmuz 2016 tarihli yayını. Medikar Hastanesi konuğu Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Yusuf İlker ÇELİK
Çocuklarda idrar yolu tedavisi üzerine sohbet

BRTV de yayınlanan Sağlığa Uzanan Dost Eli Programının 14 Temmuz 2016 tarihli yayını. Medikar Hastanesi konuğu İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Murat KARABULUT
Kanser tedavileri üzerine sohbet.

umit-duman2

Batı Karadeniz Bölgesinin öncü sağlık kuruluşu olan  Karabük Özel Medikar Hastanesi, bölge halkına daha iyi hizmet vermek için kadrosunu güçlendirirken, Kalp ve Damar Cerrahisi konusunda Batı Karadeniz bölgesinde söz sahipliğini ilerletme   yolunda  Kalp ve Damar Cerrahisi  Uzmanı Op. Dr. Ümit Duman bünyesine dahil  etti.

Hastanenin Genel Müdürü/Başhekimi Op. Dr. Ziya Boyacıoğlu son 1.5 yıldır yaptığımız atılımlarla  tecrübesiyle, kalitesiyle, güler yüzlü hizmetiyle, misafirlerimize dostane yaklaşımıyla Batı Karadeniz in marka değeri sürekli yükselen Özel Hastanesiyiz. Bu yol da çalışmalarımız devam edecektir. Kalp ve Damar Cerrahisinde bölgemizde söz sahibiyiz ve bunu daha da ileri taşımak istiyoruz. Bu amaçla yeni tecrübeli, iddialı bir Kalp Damar Cerrahı olan Op. Dr. Ümit Dumanı kadromuza dahil ettik. Bölgemize ve doktorumuza hayırlı olsun” dedi.

15 Ağustos 2016 günü itibari ile göreve başlayan Kalp ve Damar Cerrahisi Uzmanı Op.Dr. Ümit Duman” İhtisasımı Hacettepe Üniversitesinde yaptım.7 yıl İstanbul Amerikan Hastanesinde görev yaptıktan sonra, İstanbul Acıbadem Hastanesinin  Kalp ve Damar Cerrahisi bölümünün kuruluşunda görev aldım. Daha sonra sırasıyla İstanbul Bahçelievler Medikal Park Hastanesi, İstanbul Alman Hastanesi, İstanbul Medistate  Hastanelerinde çalıştım. Medikar Hastanesinin gelecek projeleri ve vizyonundan etkilendim. Bunca deneyimimi, Kalp kapak tamiri, Açık Kalp Ameliyatı, Çocuk Kalp Cerrahisi, Varis Cerrahisi ve Tedavisi, Periferik  Damar Cerrahisi konularında yenilikçi, modern, kaliteli yaklaşımlarla Karabük ve Bölge halkımıza hizmet ederek aktaracağım” dedi.

harun arslan 3

En son teknolojiye sahip MR, Bilgisayarlı Tomografi (BT),Ultrasonografi (USG) ve Doppler Ultrasonografi, Mamografi, Digital Röntgen, 4D Ultrasonografi (USG), PACS (Görüntü arşivleme ve iletişim sistemi),  Tüm Vücut Kemik Dansitometri cihazları ile Radyoloji Tekno parkına sahip,  olan Özel Medikar Hastanesi Batı Karadeniz bölgesinin marka değeri olurken, Radyoloji uzman doktor kadrosunu da güçlendiriyor.

Kadrosuna yeni dahil ettiği Radyoloji Uzmanı Dr. Harun Arslan ise “ Radyoloji birimi olarak  Özel Medikar Hastanesinin  yeni, modern ve güçlü  bir tekno parka sahip olduğunu  belirterek ”Medikar hastanesi  bir çok hastanede bulunmayan en son teknoloji radyolojik cihazlara sahip.  Bu imkanları kullanıp aynı gün çekim aynı gün raporlama çalışma modeli ile Karabük ve bölge halkının ihtiyaçlarına hızlı ve doğru cevap vermeye, tanı ve tedavilerine büyük katkılar sağlamaya devam edeceğiz” dedi.

IMG-20160811-WA0000

SAĞLIK TURİZMİNDE DURMAK YOK YOLA DEVAM

25 Milyar Dolarlık Sağlık Turizminden Karabük ilinin de yararlanması için  çalışmalarını aralıksız sürdüren Karabük Özel Medikar Hastanesi Genel Müdür/Başhekimi Sayın Op. Dr. Ziya Boyacıoğlu “Sağlık Turizmin de durmak yok, yola devam” dedi.

Hastanemiz Genel Müdür/Başhekimi Sayın Op. Dr. Ziya Boyacıoğlu, hastanemizin yönetim kurulu üyesi Çağrı Güleç Kurumsal Pazarlama ve İletişim Koordinatörü Dr. İlker Telli, Ürdün Dostluk Derneği Başkanı ve hastanemiz Acil Doktoru Yusuf  Alrashdan, İş adamları Mutasim Mücahit, Ahmed Dababseh ve Dr. Ziyad Alrawshdeh  den  oluşan Ürdün heyeti ile İstanbul ilinde Sağlık Turizmi konusundaki projeleri konuşmak için bir araya geldiler. Toplantı Ürdünlü İş adamı Mutasim Mücahit’in ofisinde yapıldı.

Karabük ve Batı Karadeniz Bölgesinin ekonomisine katkı sağlamak Medikar Hastanesinin görevleri arasında yer aldığını belirten Genel Müdür-Başhekimimiz Sayın Op. Dr. Ziya Boyacıoğlu”  . 25 Milyar dolarlık pastadan pay alan iller İstanbul-Ankara- İzmir- Antalya ve şimdi de Samsun başladı. Sinop ile Gebze arasındaki boşluğu bölgemizin sağlıkta öncü kuruluşlarından olan Karabük Özel Medikar Hastanesi olarak biz doldurmak için çalışmalarımızı aralıksız sürdürüyoruz.  Burada da öncü olmak için çalışıyoruz. Bu alanda somut adımlarımızı “durmak yok yola devam” sloganı ile atmaya devam ediyoruz. Ürdünlü iş adamı Mutasim Mücahit’in  İstanbul’daki ofisinde   Sağlık Turizmi konusundaki çalışmalar ve projeler hakkında somut adımları attık. Ön protokol imzaladık” dedi

DSC_4935 (Small)

Medikar personeli 09 Ağustos tarihinde 8.Kat toplantı salonunda verilen kokteyl ile moral buldu.

Başhekimimiz/Genel Müdürümüz Op. Dr. Ziya Boyacıoğlu yaptığı açıklamada:” Bu moral yemeğinde personelimiz ile büyük bir aile olmanın güzelliklerini yaşadık. Gelecekte ki daha da güçlü Medikar’ın oluşturulmasında paylaşmanın ve birlikteliğin önemi büyük, tüm birimlerimiz bir arada güzel bir gün oldu. “ dedi
dsc_4939 (Small) (2)

DSC_4828-(Medium)1

Sağlık turizmi konusunda ortak çalışma yapmak isteyen yabancı yatırımcılar Özel Medikar Hastanesine gelerek Hastanemiz Genel Müdür/Başhekimi Sayın Op. Dr. Ziya Boyacıoğlu ile görüşüp hastaneyi gezdiler.

Karabük ve Batı Karadeniz Bölgesinin sağlık turizmi pastasından yararlanması için ilk adımı attıktan sonra, durmak yok yola devam sloganı ile hareket eden Medikar Hastanesi bir somut adımı daha gerçekleştirdi. İş adamları  Mutasim Mücahit, Ahmed Dababseh ve Dr. Ziyad Alrawshdeh ve Diş Tabibi Momen Awamleh den  oluşan Ürdün heyeti, Yönetim Kurulu üyesi Çağrı Güleç,  Genel Müdür/Başhekim Sayın Op. Dr. Ziya Boyacıoğlu, Başhekim Yardımcısı Dr. Mehmet Coşkun, Kurumsal Pazarlama ve İletişim Koordinatörü Dr. İlker Telli, Başhemşire Meral Akbaş Sözen ve Ürdün Dostluk Derneği Başkanı ve hastanemiz Acil Doktoru Yusuf  Alrashdan eşliğinde hastanemizin bazı birimlerini gezdiler.

Genel Müdür/Başhekim Sayın Op. Dr. Ziya Boyacıoğlu Ürdün heyetine  Arapça, Türkçe ve İngilizce olarak hazırlanan sunumla hastanemiz hakkında çeşitli  bilgiler verdi.

Sağlık Turiziminden pay almanın yolu MEDİKAR ile başladığını belirten Genel Müdür/Başhekim Sayın Op. Dr. Ziya Boyacıoğlu ”Sağlık Turizmin de pasta çok büyük. 25 Milyar dolarlık pastadan pay alan iller İstanbul-Ankara- İzmir- Antalya ve şimdi de Samsun başladı. Bu Bölgelere gidiyor bu pasta.  Sinop ile Gebze arasında kalan bir yerde bir boşluk var. Batı Karadeniz bölgesinin bu pastadan pay almanın yolu MEDİKAR ile başladı. Burada da öncü olmak için çalışıyor. Bu alanda somut adımlarımızı bir bir atıyoruz. İş adamı ve Doktorlardan oluşan Ürdün heyeti misafirimiz oldu. Hastanemizi gezdirdik, yine bölgemiz de son bir yılda sağlık alanında  ilklere attığımız hizmetlerimizi anlattık. Çok yakın bir zamanda hizmete girecek olan Çocuk Yoğun Bakım Ünitesi, Kozmetoloji ünitesi gibi birimlerimiz hakkında bilgiler verdik. Görüşmeler çok olumlu geçti. Bu konuda yardımcı olacaklarını ve çalışmak istediklerini belirttiler. Böylece bölgemize yeni bir vizyon katacak olan Sağlık Turizminde somut bir adım daha atmış olduk. BAKKA ve MUSİAD olmak üzere diğer kuruluşların da desteğini alarak, MEDİKAR yine bir ilke imza atmış olacak” dedi

Sağlık Turizmi
Sağlık Turizmi
Sağlık Turizmi
Sağlık Turizmi
Sağlık Turizmi

 

Sağlık Turizmi
Sağlık Turizmi
mustafa-tatli_-e1439626424570-767x1024

Psikiyatri uzmanı Mustafa Tatlı

“İnsanımız da hala devam eden akut stres yaşantılarıyla boğuşmaktadır.”

Özel Medikar Hastanesi Psikiyatri Uzmanı Mustafa Tatlı “15 Temmuz gecesi yaşanan olayların etkisinin insanımız üzerindeki psikolojik etkilerinin devam ettiğini, Türk psikiyatristleri olarak bizler, bu dönemde milletimizin bu travmayı en az zararla atlatması için elimizden geleni yapmak zorunda olduğumuzun  farkında olarak çalışmaktayız.” dedi.

 

Hastanemiz Psikiyatri Uzmanı Mustafa Tatlı Travma, kendimizin ya da etrafımızdakilerin fiziksel ya da psikolojik bütünlüğüne yönelik ciddi tehdit unsuru içeren olaylar ya da durumlar bütünü olduğunu belirterek “Travmatik yaşantılar belirli bir yerdeki bireyleri etkileyen kaza, doğal afet gibi durumları içerdiği gibi, politik, etnik, dini ayrışma temelli zulüm ve şiddet olaylarıyla ilişkili olarak bütün bir milleti  etkileyebilen toplumsal travmalar şeklinde de olabilmektedir. Bununla birlikte  travmatik yaşantıların fiziksel ve ruhsal etkileri sadece olduğu zaman dilimiyle kısıtlı değildir, bir çok travma, günleri, ayları hatta yılları aşan fiziksel ve de özellikle ruhsal etkilerle sonuçlanmaktadır. Travmanın fiziksel etkileri, travmatik yaşantıya maruz kalan kişilerle kısıtlı iken, ruhsal etkileri ise travmaya maruz kalanlarla birlikte maruz kalanların yakınlarını hatta hiç bir yakınlığı olmayıp sadece travma anına tanık olanları da etkileyebilmektedir. Burada önemli olan durumlardan birisi travma anına tanıklığın sadece olay yerinde bulunmayı kapsamadığıdır, tanıklık görsel, işitsel ya da yazılı basın veya sosyal medya aracılığıyla da olabilmektedir. Böylelikle, sonuç olarak bazen travmatik bir olay bütün bir toplumu etkiler hale gelebilmektedir.

15 Temmuz 2016 gecesi ülke tarihimizin en zor saatleri milletçe tanıklık ettik. Evlerimizde, işlerimizde ya da dost meclislerimizde hayatımız olağan akışı içerisinde akarken, öncellikle Ankara ve İstanbul gibi büyükşehirlerde yaşayanlar ve saatler geçtikçe de bütün bir millet, bir anda, günlük yaşam biçimine ve geleceğine ciddi bir tehditle yüz yüze kaldı. İlk olarak olayları anlamaya ve neler olup bittiğine yönelik merak, zaman geçtikçe yerini, bu tehdidin hem milletimizin geleceği hem de bireysel yaşam biçimimize karşı olası etkilerine yönelik kaygılara bırakmaya başladı. İnsan psikolojisinde kaygının temel gelişim sebebi belirsizliğe karşı olan tahammülsüzlüktür. Eğer zamanda yolculuk yapabilmek gibi doğaüstü bir yeteneğimiz yoksa, yaşamımızın günlük akışı içerisinde bir an sonrasında ne olup biteceğine dair kesin bir bilgimiz olamaz,  işte bu bilememezlik durumunun doğurduğu belirsizliğe karşı olan tahammülümüz, günlük yaşam olaylarına karşı olan kaygımızın esas belirleyicisidir. 15 Temmuz gecesi yaşadıklarımız, yaşam biçimlerimize ve günlük rutinlerimize yönelik bir ciddi tehdit oluşturduğu için, bütün siyasi görüşlerden bağımsız olarak, sadece insan olmuş olmanın gereği, bütün milletimiz de  ortak bir kaygı etkisi yaratmıştır. Maalesef bu etki sadece o geceyle sınırlı kalmamıştır, yani 10 gün geçmesine rağmen,  hala toplumsal endişe devam etmektedir. Bunun sebebi ise ilk parağrafta bahsettiğimiz, travmaya tanıklık, kavramıyla ilişkilidir. Olaylar bittikten sonra gerek yaygın görsel medya gerekse sosyal medya aracılığıyla  hepimiz, o gece yaşananlara bütün çıplaklığı ve vahşetiyle tanık olmak durumunda kaldık, işte bu tanıklık hali, olayların hiç yaşanmadığı şehirlerde olan vatandaşlarımız  bile akut stres yaşantılarına maruz bırakır hale getirmiştir. Ben kendi klinik pratiğimde 15 Temmuz’ dan beri, olayların yaşandığı şehirlerde yaşamayan, orada yaşayan hiçbir yakını dahi olmayan,  fakat dışarı çıkamama, televizyon izlerken nefes alamama, çarpıntı, titreme, terleme, sevdiklerine kötü bir şey olacak kaygısı ile günlük aktivitelerini yapamama, sürekli kaygı ve üzüntü yaşama, uyuyamama gibi akut stres tepkisi dediğimiz fiziksel ve ruhsal belirtiler gösteren bir çok vatandaşımızın tedavi için başvurduğunu görmekteyim.

15 Temmuz gecesi yaşadığımız olaylar sonucunda, siyasi görüşü ne olursa olsun, demokratik yaşama biçimine bağlı insanlarımız  tehdidi  hissetmiştir. O gece bir çok vatandaşımız hayatını kaybetmiş, ulusal ve sosyal medyada bu vahşete yönelik görüntüler herkesin tanıklığına sunulmuştur. Sonucunda bütün bir toplum, etkileri hala devam eden akut stres yaşantılarıyla boğuşmaktadır. Türk psikiyatristleri olarak bizler, bu dönemde milletimizin bu travmayı en az zararla atlatması için elimizden geleni yapmak zorunda olduğumuzun farkında olarak çalışmaktayız.

Başta Türk Milleti olmak üzere bütün dünya milletlerine savaştan ve zulümden uzak bir gelecek diliyorum. Milletimize  tekrar geçmiş olsun.” Dedi.

 

PRP-small

PRP Nedir?

PRP (Platelet Rich Plasma), ya da diğer adıyla Trombositten Zengin Plazma, kişinin kendi kanından hazırlanan ve tıbbın birçok alanında iyileşmeyi uyarmak ve düzenlemek için kullanılan bir yöntemdir. Estetik ve Kozmetolojide PRP kırışıklık, cilt yenileme, yara izi, sivilce izleri ve saç dokülmesi tedavisinde kullanılmaktadır. PRP tedavisinin daha etkili olması için özel kit kullanılmalıdır.

PRP medikal bir uygulama oldugundan sadece doktorlar tarafından yapılmalıdır.

 

Uygulama hangi bölgelere yapılmaktadır?

Kozmetolojide bu uygulama yüz, boyun, dekolte, ellerin üstü ve bacak içleri, kollar, saçlı deri gibi cilt yenilenmesi gerektiren tüm alanlarda kullanılabilir. Yüzde ve vucutta lifting etkisi saglar. Gözaltı morluklarında ve leke tedavisinde iyi sonuçlar alınır.

 

PRP nasil Uygulanir?

PRP hazırlama kiti yardımıyla, hastadan 10-20ml arasında kan alınır, bu kan tek kullanımlık santrifüj cihazları ile ayrıştırılarak istenmeyen kısımları uzaklaştırılır. Ayrıştırılan kısım, trombositten zengin plazmayı içerir. Trombositlerin kanın pıhtılaşması ile ilgili işlevleri var, fakat aynı zamanda bir doku hasarının iyileşmesini sağlayıcı özellikteki büyüme faktörlerini de salgılıyorlar. Bu elde edilen Serum, yani trombositi bol olan kısım ya mezoterapi yöntemiyle yani minik küçük miktarlarda ve yaygın olarak derinin içine enjekte edilir ya da maske haline getirilerek yüz, boyun, saç, vs istenen bölgeye uygulanıyor. Böylece dokulardaki hasarın ya da yaşlanmanın etkilerini geriye çevirecek doğal büyüme faktörleri istenen bölgeye verilmiş oluyor.

 

Hastanın kendi kanının işlemden geçirilip hastaya tekrar verilmesi güvenilir bir uygulama mıdır?

PRP ile elde edilen bütün bu içerik tamamen kendisine ait olduğu için, lokal bir allerji riski ve bulaşıcı hastalık riski taşımaz. Ayrıca kanın alınması, plateletlerin ayrıştırılması gibi işlemler steril ve kapalı bir kit yardımıyla yapılmaktadır, yani dışarıdan da bir bulaşma riski yoktur ve bu nedenlerle bu uygulama güvenilir.

 

PRP’nin mutlaka enjekte edilmesi mi gerekir?

PRP mezoterapi veya dolgu yöntemiyle deriye verilebildiği gibi bir maske yardımıyla da uygulanabilir.

 

Etkinin tam olarak sağlanması için kaç uygulama yapmak gerekir?

Henelde kürler 2 ile 3 hafta aralıkla yapılan 3 veya 4 uygulamadan oluşuyor. Sonuçların korunmasına amacıyla kürler her 10-12 ayda bir tekrarlaması gerekir. Bu durumda uygulanan kürlerin etkisi kalıcı bir gençleştirici etkiye eşdeğerdir.

 

PRP uygulamasından beklentiler neler olmalıdır?

Kozmetik amaçlı PRP uygulaması birçok beklentiyi karşılayacak özelliklere sahiptir. Çünkü; Uzun etkilidir, Deriyi en doğal biçimde yeniden canlandırır, yapılandırır. Kolay ve güvenli biçimde uygulanır. Sadece yeni kolajen oluşumunu değil, derinin tüm yaşamsal işlevlerini destekler. Kırışıklıkları ve çizgileri deriyi “doldurarak” değil “gençleştirerek” giderir.

 

PRP bir ilaç mıdır?

PRP bir ilaç değildir. kişinin kendi kanı dışında başka bir madde içermez. Etkisi ilaçların aksine uygulandığı bölge ile sınırlıdır.

 

PRP uygulamasının komplikasyonları ve yan etkileri var mıdır?

PRP uygulaması sonrası düşük oranda enjeksiyon bölgesinde artmış şişlik ve ağrı olabilir. Bu ağrı birkaç gün devam edebilir, ancak basit ağrı kesiciler ve buz uygulaması ile bu sorun giderilebilir. Bunun dışında PRP’nin böbrek, karaciğer mide gibi iç organlarda yan etkisi yoktur. Kişinin kendi kanı kullanıldığı için allerjik reaksiyon yapma riski yoktur.

 

PRP’nin gözle görülen sonuçları nelerdir ?

Cilt daha parlak ve canlı görünür. Özellikle yüz bölgesinde karşılaştığımız güneş ve yaşlılık lekeleri yumuşar, göz altı bölgesi torbalanmalar ve mor renk değişikliklerinde düzelme olur. İnce çizgiler yumuşar. Doğal bir yöntem olan PRP sadece zaten sizde olanı size daha güçlü bir şekilde geri verir. Bu da cildinizin savunma mekanizmasıdır.

PRP-guclen-small

 

PRP(trombositten zengin plazma) tedavisi,  kişinin kendi kanından trombosit denilen kan pıhtı hücrelerinin yoğunlaştırarak alınması ve bu sıvının kişinin hasarlı vücut bölgesine uygulanmasından oluşur. Kişinin kendi kanında yaklaşık 250 bin adet bu hücrelerden mevcutken; özel yöntemlerle ayrıştırılan bu sıvıda 1 milyonun üzerinde hücre bulunmaktadır. Yara iyileşmesi sırasında bu pıhtı hücreleri birçok madde salgılayarak yaranın iyileşmesine yardımcı olur. PRP tedavisinde de amaç  tüm yara iyileşmesi ve doku yenilenmesi süreçlerini başlatan, yaşamsal öneme sahip büyüme faktörlerini salgılayan bu hücreleri yoğun bir şekilde elde edip hasarlı bölgeye uygulayarak iyileşmeyi arttırmaktır.

PRP denilen maddeyi elde etmek için öncelikle kişiden belli miktarda kan özel tüplere alınır.  Santrifüj cihazı denilen cihazlarla pıhtı hücrelerinin ayrıştırma işlemi yapılır ve elde edilen pıhtı hücrelerinden zengin sıvı hasarlı bölgeye uygulanır. Bu uygulama 3 hafta arayla en az 2 kez tekrarlanır. Yan etkisi olmayan bir tedavi yöntemidir.

PRP plastik cerrahi, ortopedi ve dermatoloji alanlarında yıllardır kullanılmaktadır.

Fizik tedavide

              Omuz Kas Problemleri

–              Diz Kireçlenmeleri

–              Menisküs Zedelenmeleri

–              Tenisçi Dirseği

–              Topuk Dikeni

gibi vakaların  uygun hastalarında  bu uygulama kullanılmakta ve yüz güldürücü sonuçlar alınmaktadır.

KARDİYOLOJİ-UZM

 

Karabük Özel Medikar Hastanesi Kardiyoloji Uzmanı  Dr. Murat Erden su ve tuz kaybının arttığı sıcak günlerde sağlık için gerekli tedbirlerin alınmaması, kalp hastalığı riskini beraberinde getirdiğini söyledi.

Özel Medikar Hastanesi  Kardiyoloji Uzmanı Murat Erden bütün yılın yorgunluğunu atmak için yapılan tatil planları sırasında yaşanan stres bile kalbi yorabilirken, bu süreçte beslenme düzeninden egzersiz planlamasına kadar pek çok önemli noktaya dikkat edilmesi gerektiğini söyleyerek “Yaz aylarında sıvı kaybı kalp sağlığı bakımından ciddi sorunlara yol açabilmektedir. Temiz olmayan sular ya da iyi yıkanmayan sebze ve meyvelerin tüketilmesi, enfeksiyon hastalıklarına yol açabilmektedir. Yaz aylarında sık görülen ishal, vücuttaki sıvı-tuz dengesinin bozulmasına yol açarak, ciddi tansiyon düşüklüklerine neden olabilmektedir. Yaz tatili mümkün olduğunca keyif almak, bütün bir yılın yorgunluğu ve stresinden kurtulmak için sabırsızlıkla beklenen bir dönemdir. Her şeyin mükemmel ve tatilin eksiksiz olması için yapılan tatil planlaması, bazen stres kaynağı olabilmektedir. Aşırı stresin kalbi yoran etkenlerin başında geldiği bilinmektedir. Bununla birlikte tatile gidilen dönemde, beslenme ve uyku düzeni gibi hayat tarzını yakından ilgilendiren alışkanlıklar değişmektedir. Uyku düzensizliği ve beslenme alışkanlığındaki ani değişimler, vücudun genel dengesini bozarak tansiyon düzensizliğine neden olabilmektedir. Şeker bakımından zengin yaz meyvelerinin fazlaca tüketilmesi kan şekeri düzeylerinde düzensizlik yaratabilmektedir.

Tatil için nemsiz bölgeleri seçin

Kalp hastası olanlar ya da risk altında bulunanlar, tatil bölgesini seçerken dikkatli olunmasını gerektiğini belirterek” Çok sıcak ve aşırı nemli olmayan bölgeleri seçmelidir. Deniz kenarında tatil yapmak isteyen kalp hastaları ise nem oranının düşük olduğu, sıcaklarla kalbi yormayan bölgeleri seçmeleri daha sağlıklı bir yaklaşımdır. Bununla birlikte kalp yetersizliği ve kanda pıhtılaşma gibi rahatsızlıkları olan kişiler, uzun süreli oturmayı gerektiren yolculuklardan kaçınmalı ve mümkünse yolda sık mola vermelidir.

Sıcakta alkolden uzak durun

Yazın yapılan aktiviteler nedeniyle alkol tüketiminde bir artış yaşanmaktadır. Duyuları keskinliğini azaltan alkol aynı zamanda tansiyon yüksekliğine de neden olarak kalbi zorlamaktadır. Alkol tüketimiyle susuzluk hissinin ortadan kalkması, vücutta aşırı su kaybına neden olabilmektedir. Tansiyonu tetikleyici bir unsur olan hava sıcaklıkları alkol tüketimiyle birleşince çok daha ciddi kalp sorunlarına neden olabilmektedir.

Yemekten 2 saat sonra spor yapın

Yaz aylarında formda kalmak için kontrolsüz veya bilinçsiz yapılan egzersizler, bazen tehlikeli sonuçlara yol açabilmektedir. Özellikle orta yaşı geçen, ailesinde kalp hastalığı öyküsü bulunan, sigara kullanan ve risk faktörü yüksek olan kişilerin egzersizlerinde daha dikkatli olması gerekmektedir. Kan dolaşımı ve tansiyonu dengeleyen egzersizin yapılması özellikle tavsiye edilmekle birlikte; yaz aylarında daha kısa tutulmalı ve sabah 07.00-09.00 ya da akşam 18.00-20.00 saatleri arasında yapılmasına özen gösterilmelidir. Özellikle akşam yemeği yendikten hemen sonra spora başlamak uygun değildir. Yemekten en az 2 saat sonra egzersiz yapılması önerilmektedir.

Kıyıya paralel yüzün

Kalp hastaları için yüzmek en faydalı sporlar arasındadır. Her sporda olduğu gibi yüzme konusunda da aşırıya kaçmaktan kaçınılmalı ve kıyıya paralel yüzülmelidir. Aşırı sıcaklarda suya atlayarak girmek, ısı farkının fazlalığından dolayı sorunlara neden olabilmektedir. Vücut ısısıyla su ısısı arasındaki fark çok olduğunda, otonom sinir sistemi, kan dolaşımını soğuk ortama göre ayarlayamaz ve bu nedenle ölümcül olabilecek ritim bozuklukları gelişebilir.

İlaçlarınızı yaza göre ayarlayın

Kalp hastalarının sıcaklıkların başlamasıyla özellikle de tatil öncesi check-up kontrolünden geçmesi önemlidir. Kalp ve tansiyon hapı kullanan hastaların kendilerine göre değil, doktor kontrolüyle ilaçlarını yaz aylarına göre ayarlaması hayati önem taşımaktadır. Tansiyon ilaçlarının idrar söktürücü özelliği olduğundan doktor tarafından yaza göre ayarlanması, vücuttaki su dengesinin bozulmaması bakımından gerekli bir uygulamadır.

Terletmeyen kıyafetler seçin

Kalp hastalarının sağlıklı kalmak için yazın seçecekleri kıyafetlere de dikkat etmesi gerekmektedir. İnce, kolay hava alabilen, daha az terleten, açık renkli tercihen pamuktan yapılmış kıyafetler seçilmelidir. Isı geçirgenliği olan ayakkabıların seçilmesi ve güneşe çıkılırken şapka kullanılması önemlidir.

 

Medikar basın mensuplarını ağırladı

“MEDİKAR ÖNCÜ OLUYOR”

 

Karabük Yerel Basın mensupları ile bir araya gelen Karabük Özel MEDİKAR Hastanesi Genel Müdürü Op. Dr. Ziya Boyacıoğlu göreve geldiği günden bugüne kadar yaptığı çalışmaları değerlendirerek, ileriye dönük çalışmalar hakkında bilgiler verdi.

Karabük Özel MEDİKAR Hastanesi Başhekimi ve Genel Müdürü Op. Dr. Ziya Boyacıoğlu, gazetecilerle kahvaltıda bir araya gelerek görev süresi içerisinde yaptıkları çalışmaları değerlendirdi, ardından da ileriye dönük yapacakları çalışmalarla ilgili bilgilendirme yaptı.

Açıklamalarına 15 Temmuz Darbe Girişimini kınayarak başlayan Özel MEDİKAR Hastanesi Genel Müdürü Op. Dr. Ziya Boyacıoğlu, MEDİKAR Hastanesinde insana olan duyarlılığın her geçen gün arttığını ifade ederek, “Hizmet kalitemizi arttırmaya yönelik çalışmalarımız devam ediyor. Halkla buluşma, halka açılma çalışmalarımız da devam ediyor. 2016 yılı itibariyle kadromuz büyümeye başladı. Yeni bir Plastik ve Rekonstrüktif Cerrah branşlı Almanya İhtisaslı Doçent Doktorumuzu, hastanemizin bünyesine kazandırdık. En kritik ve en önemli alanlardan biri olan Estetik ve Kozmetik Limitetimizi ve Sağlık Turizmini ayağımıza taşıyacak hekim olması açısından oldukça önemli. Bunun yanı sıra 4’üncü dâhiliyecimiz ve 3’üncü kardiyoloğumuz geldi ve dün itibariyle görevimize başladı. Yeni gelen kardiyologumuz bir çok alanda uzman. Yeni bir nükleer tıp uzmanı ile dün görüşme yaptım göreve başlayacak. Nükleer tıp anlamında Batı Karadeniz ve Karabük’te sadece kalbe yönelik tetkikler yapılıyordu, bundan sonra troid ve troid hastalıkları teşhisi ve tedavisi, lenf damarları tedavisi ve teşhisi, memenin tedavisi ve teşhisi anlamında da farklı bir hekim grubunu yine MEDİKAR bünyesinde Karabük ve Batı Karadeniz’e kazandırdık.

Çocuk Cerrahisi branşını da hastanemize dâhil ettik, bizim bünyemizde yoktu çünkü. Artık bir çocuk cerrahımızda göreve başlayacak ve Karabük’e ciddi bir hizmet verecek. Çocuk Cerrahisi hekiminin üzerinden de hastanemize 7 yataklı Çocuk Yoğun Bakım ünitesi açacağız. Genelde ‘Yeni Doğan Yoğun Bakım ve Erişkin Yoğun Bakım’ diye ayrılır ama bunların arasında da ‘Çocuk Yoğun Bakım’ diye bir grup daha yer alıyor. Bu bölgede Çocuk Yoğun Bakımı yoktu ve İnşallah bu ünitemizi de bu bölgeye yakın zamanda kazandıracağız. Aynı zamanda yeni üniteler açıyoruz ve açmaya da devam edeceğiz. Yeni tıbbı cihazlar aldık ve mevcut olan tıbbi cihazlarımızı da güncelledik. Hastanemizde dağınık bir hastaları yoran şekilde kan alma şekli vardı. Yeni bir merkezi kan alma birimi açtık. İnşallah önümüzdeki ay estetik ve kozmotoloji birimini açacağız. Hastanemizin içerisinde ciddi bir spor alanı ve spa alanı bulunmakta. Estetik ve kozmotoloji merkezi, spor merkezi ve fizik tedavi merkezinin birleşiminden oluşan bir sağlıklı yaşam merkezini inşallah en kısa zamanda MEDİKAR bünyesine kazandıracağız. Buraya gelen insanlarımız, sporuyla saunasıyla, fin hamamıyla, arkasından hemen fito terapisiyle, maniple terapisiyle, ozon terapisiyle, hemen arkasından detoksuyla, estetik ve kozmotolojisiyle baştan aşağıya sağlıklı bir yaşam hizmeti alıp çıkabileceklerdir. Geldiğimden beri uygulamaya çalıştığım bir proje vardı. Acil artık çift poliklinik ve çift hekim oldu. Bu şu avantajı getirdi, trafik kazası, akut yaralanmalar olan erişkin hastalarla, çocuk hastalar, kadın doğum hastaları birbirinin sırasını bekliyor ve bir karmaşa yaşanıyordu. Bu beni çok rahatsız ediyordu. Bundan sonra kadın doğum ve çocuk acilimiz bir hekim tarafından, erişkin acilimiz de bir hekim tarafından yürütülüyor. Bu da hasta bakım kalitesini ve konforunu arttırdı. Göz bölümümüze çok kıymetli bir hekimin talebinden dolayı şuan en son teknoloji göz cihazı yatırımını yaptık. Bölgede sadece 1 cihaz hariç, Miyopi ve Hipermetropi tedavi edecek lazer cihazı hariç en son teknoloji cihazlarımızı hastanemize kazandırdık. Bunların dışında, bugün görüşeceğim tomografi ile anjiyo yapabilecek, üç dakikada tüm vücudu tarayabilecek bir tomografiyi bölgeye kazandırmaya çalışıyoruz. Anestezi veya entübasyon altında MR çekmemiz gereken hastalarımız var. Yaşı küçük çocuklar MR’da durmuyor. Ama onlarında bir beyin MR’ını çekmek zorunda kalıyoruz. Yoğun bakım hastaları MR’a girmek zorunda kalıyor, MR uyumlu anestezi cihazı ve monitörünü bölgeye kazandırıp, anestezi altında MR çektireceğiz. Bu da bölgede yoktur” dedi.

“Karabük’ün tanıtım eksikliği var”
Karabük’ün tanıtım eksikliği olduğuna dikkat çeken Karabük Özel MEDİKAR Hastanesi Genel Müdürü Op. Dr. Boyacıoğlu, “Halkla kaynaşma, sosyal sorumluluk projemiz devam ediyor. Bilhassa Sivil Toplum Kuruluşlarının tıbbi desteklerini elimizden geldiğince yapıyoruz. Yalnızca sağlık alanında değil, bunun dışında talep ettikleri desteklerde de beraber olmaya çalışıyoruz. Kurum anlaşmalarımız yine aynı şekilde devam ediyor. Genel anlam itibariyle Arap Ülkeleri Doğu Karadeniz ve Trakya bölgelerindeler. Bu yüzden arada bir boşluk var. Sinop ile Gebze arasında kalan yerde bir boşluk var. Ürdünlü bir iş adamı ‘Karabük’ün tanıtım videosunu Youtube’da aramama rağmen bir türlü bulamadım, bu şehri bize nasıl tanıtacaksınız?’ diye sordu. Bu soru benim canımı çok acıttı ve tanıtım eksikliği olduğunu fark ettim. Sadece sağlık turizminin bölgeye ve Karabük’e katkısını MEDİKAR ve Sağlık Kuruluşlarının ve bunlarla ilişkili para kazanacağı anlamında düşünülmüyor. İnsanlar burada Safir Evleri, Villalar onları soruyorlar. Burada ciddi bir emlak satışı olur. Dolayısıyla bu konuyu ben daha fazla genişleteceğim. MÜSİAD ile görüştük, siyasi irade ile de görüşeceğiz, Sayın Valimiz, Belediye Başkanlarımızla da görüşmelerimiz gerekiyor. Ülkenin bu mevcut halinden çıktıktan sonra Karabük Merkezli Batı Karadeniz’in bu işi ciddiye alması lazım. Pasta çok büyük, 25 milyar dolarlık pastayı İstanbul – Ankara – İzmir – Antalya – Samsun’la başladı. Bu bölgelere gidiyor bu pasta. Bu pastadan pay almanın yolu MEDİKAR ile başladı. Bir farkındalık oluşturduk. Burada da öncü olmaya çalıştık. İnşallah sonumuzda iyi olur diye düşünüyorum.”

Kastamonu İftar
hepatit

Hastanemiz İç Hastalıkları Uzmanı Dr. İsmail Yegin ;

“Hepatit karaciğerin herhangi bir nedenle oluşan iltihabıdır.”

Hastanemiz de göreve başlayan İç Hastalıkları Uzmanı Dr. İsmail Yegin Dünya Hepatit günü nedeniyle yaptığı açıklamada Hepatit virüsüne karşı halkımızı uyardı.

Özel Medikar Hastanesi Genel Müdür-Başhekimimiz sayın Op. Dr. Ziya Boyacıoğlu uzman ve tecrübeli  doktor kadrolarını bünyelerinde bulundurduklarını belirterek ”Her Şey İnsan İçin” diyoruz. Bu anlayış ile de hastanemiz Karabük ve bölge halkına uzman ve tecrübeli doktorları ve modern tıbbı donanımla en kaliteli ve ulaşılabilir sağlık hizmetini sunuyor ve sunmaya devam edecektir” dedi.

İç Hastalıkları Uzmanı Dr. İsmail Yegin  en sık görülen beş hepatit virüsü olduğunu belirterek” Hepatitler, genellikle virüslerle, en sık görülen beş hepatit virüsü olan A,B,C,D ve E virüsleri ile meydana gelir. Daha nadir olarak etken olan başka virüsler de vardır. Virüsler dışında en sık görülen hepatit nedenleri alkol ve ilaçlardır.

Hepatit A; virüsü temel olarak dışkı ile bulaşmış maddelerin ağız yolu ile alınması ile bulaşır. Bu durum kötü hijyenik koşulların sonucu olarak özellikle gelişmekte olan ülkelerde su veya gıda kaynaklı salgınlara yol açar. Bazı durumlarda ise çiğ olarak yenen kabuklu deniz ürünleri hastalıktan sorumlu olabilir. Salgınların dışında kişiden kişiye bulaşma sonucu tek tek olgular da sık görülmektedir. Hepatit A enfeksiyonları çoğu zaman belirti oluşturmaz ve bu nedenle farkedilmeyebilir.

Hepatit B; virüsü, Hepatit A kadar kolay bulaşmaz. Önemli bir bulaşma yolu kan ve kan ürünleridir. Ancak verilen kanların sıkı bir şekilde kontrol edilmesi sonucu bu bulaşma yolu gittikçe azalmaktadır. Diğer bulaşma yolları arasında uyuşturucu kullanan kişilerde aynı enjektörü kullanma, cinsel yolla bulaşma ve anneden bebeğe doğum sırasında bulaşmadır.Hepatit B virüsü, kronik sağlıklı taşıyıcı olan kişiler tarafından bulaştırılabilir. Pek çok olguda virüsün kaynağı tespit edilememektedir.

Hepatit C; virüsü kan transfüzyonları sonrasında meydana gelen hepatit olgularının %80’inden sorumludur. Aynı enjektörü paylaşan uyuşturucu kullanıcıları arasında da sık olarak görülür. Cinsel yolla bulaşma olağan değildir. Hepatit C virüsü kronik hepatit, siroz ve karaciğer kanserine yol açabilir. Küçük bir oranda sağlıklı kişiler kronik taşıyıcı olabilir.

Hepatit D; virüsü sadece Hepatit B virüsü taşıyan kişilerde görülür ve hepatit B enfeksiyonunu ağırlaştırır. İlaç bağımlıları artmış risk altındadır.

Hepatit E; virüsü hepatit A’ya benzer şekilde salgınlara yol açar ve genellikle az gelişmiş ülkelerde görülür.

Akut viral hepatit, hepatit virüslerinden biri ile oluşan enfeksiyon sonucu oluşan karaciğer iltihabıdır, çoğu kişide hastalık ani başlar ve sadece birkaç hafta sürer. Kronik hepatit, karaciğerin 6 aydan uzun süren iltihabıdır. Akut hepatitten daha az görülen, ancak yıllar boyu sürebilen bir hastalıktır. Genellikle belirti oluşturmaz ve ağır karaciğer hasarına yol açmaz. Ancak bazı durumlarda uzun süreli iltihap, karaciğerde hasara yol açar ve zamanla siroz ve karaciğer yetersizliği gelişebilir.

Hepatitten Korunmak İçin Bunlara Dikkat Edin;

 

  • Kontrolü yapılmamış kan aktarımına,
  • Diş ya da medikal malzemelerin iyi sterilize edilmesine,
  • Doğum sırasında anneden çocuğa geçmemesine,
  • Enjeksiyon aletlerinin ortak kullanılmamasına,
  • Diş fırçası, tırnak makası, tıraş bıçağı gibi aletlerin ev halkı tarafından ortak kullanılmamasına,
  • Dövme ya da piercing yapılırken kullanılan aletlerin temiz olmasına dikkat edilmesi gerekiyor.

.  Evde Hepatit B taşıyıcısı olan ailelerde  diğer aile fertlerinin test yaptırıp, gerekirse aşı yapılmalıdır.

 

Uzm.Dr. İsmail Yegin

Özel Medikar Hastanesi
İç Hastalıkları Uzmanı

gazeteciler-ve-basın-bayramı-2

Hastanemiz Genel Müdürü-Başhekimi Sayın Op. Dr. Ziya Boyacıoğlu 24 Temmuz Türk Basınından Sansürün Kaldırılması ve Basın Bayramı nedeniyle bir açıklama yayınlayarak”  Düşünce ve ifade özgürlüğünün en etkili aracı durumunda bulunan basın, demokrasimizin vazgeçilmez   kurumlarından biridir.  Tarihin her döneminde milletin gözü, kulağı ve sesi olan basın, kamuoyunun haber alma hakkına katkıda bulunma görevini ilkeli ve tarafsız gazetecilik anlayışı içerisinde başarı ile yerine getirmiştir.

24 saat görev başında olan değerli yerel ve ulusal basın temsilcilerinin  bundan sonra da ülkemizin, milletimizin ve bölgemizin gelişmesi için çalışmalarını özveri ile yapacaklarına inanıyorum

Bu duygu ve düşüncelerle, tüm basın mensuplarımızın “Türk Basınından Sansürün Kaldırılması Günü ve Basın Bayramını ” kutlar, sağlık, mutluluk ve başarılar dilerim.” dedi

DSC_4706-5

Yeni kan alma birimi hizmete girdi

Çağa uygun dizaynı modern tıbbi donanımı, tecrübeli uzman doktor kadrosu ile Karabük ve Batı Karadeniz bölgesine sağlık alanın da kalitenin, güvenin ve gelişimin öncüsü olan Karabük Medikar Hastanesi, bünyesine işini kolaylaştıran, konforlarını ve memnuniyetlerini artıran yeni bir birim daha kattı.

HER ŞEY İNSAN İÇİN şuuru ile çalıştıklarını belirten hastanemiz genel müdürü, başhekimi sayın OP. Dr. Ziya Boyacıoğlu “ Medikar Hastanesinin verdiği hizmetlerle Karabük ve Batı Karadeniz bölgesinde güvenilir bir marka değeri olarak sağlık alanında başarıyla yoluna devam etmektedir, bundan sonra da yoluna aynı anlayışla devam edecektir. Her geçen gün hastanemizin değişik bölümlerinde çağımıza uygun modern birimler açıyoruz. Daha evvel değişik kastlarda bulunan kan alma birimlerimizi tek bir yerde toplayıp, modern cihazlarla donatılmış bir kan alma ünitesi oluşturduk. Aynı anda bir çok kişi beklemeden kan alma birimimizden yararlanabiliyorlar” dedi.

Kastamonu İftar
Kastamonu İftar
Kastamonu İftar
Kastamonu İftar
Kastamonu İftar
Kastamonu İftar
Kastamonu İftar
saglik-turizmi (5) (Medium)

 

Karabük ve Batı Karadeniz Ekonomisine katkı sağlamak, bölgede  turizm sektörünü canlandırmak için harekete geçen Karabük Özel Medikar Hastanesi bu konuda ilk adımı attı. BAKKA ile birlikte yürütülen proje kapsamın da çeşitli Arap ülkelerinden gelen turizm acente yetkilileri hastanemiz tarafından misafir edildi.

Hastanemizin 8.katındaki Toplantı salonun da gelen konuklara İngilizce, Arapça ve Türkçe olarak hazırlanan hastanemizi tanıtan slayt sunumu yapılırken, toplantıya çeşitli Arap ülkelerinden gelen sağlık turizmi ile ilgili sektör temsilcileri ve acente yetkilileri, BAKKA  Karabük Yatırım Destek Ofisi Koordinatörü Sakin Eren, Kurumsal Pazarlama ve İletişim Koordinatörü Dr. İlker Telli,  Hastanemiz Genel Müdürü ve Başhekimi sayın Op. Dr. Ziya Boyacıoğlu ve Yönetim Kurulu Üyesi Çağrı Güleç katıldı. Gelen misafirlere acil doktorumuz ve Ürdün Dostluk Derneği Başkanı Yusuf Alrashdan hastanemiz hakkında Arapça olarak bilgiler  verdi.

Gelen konuklar Genel Müdürümüz ve Başhekim sayın Op. Dr. Ziya Boyacıoğlu nezaretinde hastanemizin  çeşitli birimlerini gezdiler.

Hastanemiz Genel Müdürü, Başhekimi Sayın Op. Dr. Ziya Boyacıoğlu Ülke ve Bölge  ekonomisine katkı sağlamak Medikar Hastanesinin boynunun borcu olduğunu belirterek” Aziz ve Büyük Türk Milletine geçmiş olsun diyorum. Allah böyle günleri bize bir daha yaşatmasın. Ülkemizin, bölgemizin ve Karabük’ün geleceğini parlak eylesin. Batı Karadeniz’in gelişmesine, büyümesine katkı sağlamak Medikar’ın bir boyun borcu. Neden çünkü bölgenin öncü sağlık kuruluşlarından birisi. Sağlık Turizmini tanıtabilmek adına BAKKA ile birlikte yürüttüğümüz çeşitli Arap ülkelerinden gelen, o bölgenin acente, sağlık turizmi ile ilgilenen  sektörlerini burada ağırladık, misafir ettik, hastanemizi tanıttık, onlarla işbirliği protokolü imzalamaya çağırdık. Görüşmeler sıcak geçti, elit geçti. Bölgeye Karabük’e, Karabük’ün sağlık alanında ve turizm alanında gelişmesine çok olumlu katkı sağlayacağını düşünüyorum. Bölge halkımız somut adımları her geçen gün bölge halkı görecek” dedi

 

Kastamonu İftar
Kastamonu İftar
Kastamonu İftar
Kastamonu İftar

 

Özel Medikar Hastanesi olarak 15 Temmuz 2016 tarihinde yaşanan talihsiz, menfur, devletin bütünlüğünü, milletin birliğini, dirliğini hedef alan girişimi şiddetle kınıyor, ret ediyor, devletimizin, milletimizin, demokrasimizin, milli iradenin, halk iradesinin, sorgusuz ve sualsiz tam anlamıyla, her şeyimizle yanında olduğumuzu beyan eder, aziz milletimize geçmiş olsun dileklerimizi iletirken, Şehitlerimize yüce Allah’tan Rahmet, yaralılarımıza acil şifalar dileriz.

 

KARABÜK ÖZEL MEDİKAR HASTANESİ ADINA
GENEL MÜDÜR/BAŞHEKİM
OP.DR. ZİYA BOYACIOĞLU

IMG-20160718-WA0032

 

Çorum’da Özel Elitpark Hastanesinde  birlikte görev yaptıkları sonra Özel Güney Adana Hastanesinde Başhemşire olarak göreve başlayan ve halen  hastanenin başhemşiresi olarak görevine  devam eden  Hamide Gün hanımefendi hastanemiz Genel Müdür / Başhekimi sayın Op. Dr. Ziya Boyacıoğlu’nu makamında ziyaret etti.

Ziyaret esnasında hastanemiz başhemşiresi Meral Aktaş Sözen de hazır bulundu. Eski Mesai arkadaşı, Başhemşire Hamide Gün hanımefendiye  Genel Müdür /Başhekimimiz Sayın Op. Dr. Ziya Boyacıoğlu hastanemiz  hakkında bilgiler verdi. Op. Dr. Ziya Boyacıoğlu ziyaretten dolayı çok memnun olduğunu, dostluklarının  her zaman baki kalacağını belirtti.

Kastamonu İftar
Kastamonu İftar
Kastamonu İftar

2016 © Copyright - Medikar Hastanesi

Karabük Nöbetçi Eczaneler     -     Acil        4447078

btnimage