İdrar yaparken yanma, sızı gibi şikayetleri olan idrar yapmada oldukça sıkıntı çeken Necati Balta (96) Bartın ilinden Karabük Özel Medikar Hastanesi Üroloji Bölümü Op. Dr. Emin Coşkun’a muayene için geldi.

Yapılan tetkik ve muayeneler sonucu sol böbrekte 3 cm büyüklüğünde, mesanede ise 3-4 cm ebatlarında 8-9 adet taş olduğu tespit edildi. Başarılı bir operasyonla sol böbreğindeki 3 cm büyüklüğündeki taş, kapalı böbrek ameliyatı (flexible urs) ile, idrar kesesini dolduracak kadar çok olan taşlar alındı. Aynı seansta prostat ameliyatı da başarılı bir şekilde gerçekleştirildi.

Özel Medikar Hastanesi Üroloji Bölümü Op. Dr. Emin Coşkun’un gerçekleştirdiği başarılı operasyonlar sayesinde 96 yaşındaki Necati Balta sağlığına kavuştu ve taburcu edildi.

Medikar Hastanesi olarak sağlıklı günler dileriz…

Giresunda yaşayan Nihat Ok gittiği hastanede yapılan kardiyolojik muayene sonucunda  kalpten çıkan aort damarında genişleme (anevrizma) ve aort kapak darlığı tespit edildi. Daha önce Doç. Dr. Caner ARSLAN’a kalp ameliyatı olan bir tanıdığı vesilesi ile ameliyat olmak için Rize ilinden Özel Medikar Hastanesi’ne geldi. Ameliyat öncesi yapılan koroner anjiografide kalbi besleyen koroner damarlarda da darlık olduğu tespit edildi.

Doç.Dr.Caner ARSLAN “Nihat Beyin hastalıklı ana damarının tamamını ayrıca hastalıklı aort kapak ve aort kökünü dolaşımını kısa süre tamamen durdurarak değiştirildi.(Hemiarkus vebentall ameliyatı) İlaveten tıkalı koroner damarını bypassla açtık ve Nihat Beyi sağlıklı bir şekilde memleketine gönderdik” dedi.

Doç.Dr.Caner Arslan “Hastanemizin geniş imkanları ve tecrübeli kalp damar cerrahi ekibi sayesinde daha birçok kapsamlı kalp ameliyatlarını başarıyla gerçekleştirmeyi hedeflediklerini” söyledi.

Sayın Nihat Ok “Giresunda  ameliyat kararı kesinleştikten sonra daha önce Caner Beye  ameliyat olan bir hemşerimin de tavsiyesi üzerine  hocama ameliyat olmaya karar verdim. Kendisinin Karabük’te Özel Medikar Hastanesinde görev yaptığını öğrendim. Çevremde birçok insan büyük şehirlere gitmemi söylesede hiç tereddüt etmeden hocamıza güvenle ameliyat oldum. Böyle bir hastane ve ekip birçok büyük kentlerde dahi yok. İyi ki gelmişim Caner Hocam ve ekibine çok teşekkür ederim’’ dedi.

Bayramlar, büyük aile sofralarının kurulduğu, lezzetli yemeklerin yendiği ender zamanlardandır. Özellikle de Kurban Bayramı’nda yapılan etli yemekler, midemize de bayram yaptırır. Tabi aşırıya kaçılmadığı sürece..

Bayramda Kahvaltı Nasıl Olmalıdır ? 
Çoğu aile için bayramın birinci günü aile kahvaltısı demektir. Bayram kahvaltılarında çeşitler ve porsiyonlar ise oldukça fazladır. Kızartma, kavurma, hamur işleri, tatlıları da içeren kahvaltı sofraları, özellikle sağlık sorunu olan, sindirim sorunları yaşayan ve yaşlı bireyler için sakıncalıdır. Sağlıklı bir bayram geçirmek her şeyden önemlidir. Bunun için bayramlarda kahvaltı düzeni bozulmamalıdır. Tam buğday unundan ekmekler, sebzeler, haşlanmış yumurta, peynir çeşitlerinin olduğu bir kahvaltı ile güne başlanmalıdır. Porsiyonlar küçük tutulmalıdır.

Et tüketiminin fazla olduğu kurban bayramlarında ilk gün yumurtalı ve peynirli bir kahvaltı yapabilirsiniz ancak diğer günlerde süt + yulaf ezmesi + meyve ile bir kahvaltı yapmak daha çok posa ve daha az yağ almanıza yardımcı olacaktır.  

Et Tüketim

Hayvanlardan gıda yolu ile insana geçen 100 den fazla hastalık vardır, hijyenik kesim ve gıda güvenliğine uygun bir şekilde etlerin saklanması  ve kullanılacağında yine gıda güvenliğine uygun bir şekilde çözdürülerek kullanılması çok önemlidir. Etler 4 derecede buzdolabında çözdürülmelidir, kesinlikle dışarıda, güneş altında, su altında veya tezgahta çözdürülmemelidir.

Et, sindirimi zor bir besindir. Yeni kesilmiş hayvanların etlerindeki sertlik hem pişirmede hem de sindirimde zorluk yaratır, bu nedenle etler 1-2 gün buzdolabında bekletilip tüketilmelidir, saklanma sırasında gıda güvenliği açısından soğuk zincir bozulmamalıdır, çözdülürüp tekrar dondurulmamalıdır.

Özellikle kolesterol, kalp ve diyabet hastaları gibi risk grubunda olanlar, ille de et yemek istiyorsanız eti haşlayarak tüketmenizi öneririz.  Aşırı miktarlarda tüketilen ve uygun koşullarda pişirilmemiş etler tansiyon ve şekerin yükselmesine neden olur. Yemeklere ekstra tuz eklememeye dikkat edin.

Fazla et tüketenler, bol sıvı ve C vitaminine ağırlık vermel

Etler görünür yağlarından ayrılarak haşlanıp  veya fırında pişirilmelidir. Mangalda yada kızartılarak pişirilen etlerde kanserojen maddeler artar, bu da her yaş grubundaki birey için risk oluşturur.

 Kurbanlık hayvanların sakatatlarının tüketilmesi de kan yağlarını ve kolesterolü artırır. Yüksek kalorilidir, tercih edilmemelidir.

Bayram tatlıları!

Tatlı tüketimi de bayramda bir diğer dikkat edilmesi gereken konudur. Şerbetli tatlılar, şekerlemeler, çikolatalar, kan şekerini ani yükselttikleri gibi yağ depolanmasını da hızlandırırlar. Bu nedenle bu tarz gıdalardan olabildiğince uzak durmak gerekir. Şerbetli tatlılar yerine daha çok sütlü tatlılar, dondurma, meyve ve meyve tatlıları tercih edilmelidir. Ayrıca tatlı, günde 1 porsiyondan fazla tüketilmemelidir.

Sıvı tüketimi unutulmamalıdır…

Yoğun bir beslenme olan bu bayram döneminde sıvı alımları da kontrol edilmelidir. Günde 8-10 bardak su tüketilmesi çok önemlidir. Yapılan bayram ziyaretlerinde içilen kahve ve çaya da dikkat edilmelidir, sanıldığının aksine çay ve kahvenin su ihtiyacını gidermediği unutulmamalıdır. Yemeklerden 1 saat kadar sonra maden suyu tüketimi sindirim açısından rahatlama sağlayacaktır.

Her zaman geçerli olduğu gibi bayram döneminde de 1 saat açık havada yürüyüş yaparak bu dönemde alınan fazla kaloriler dengelenmeye çalışılabilir. Özellikle fazla kilo, kalp damar rahatsızlıkları, diyabet, hipertansiyon, mide rahatsızlıkları gibi problemleri olan kişilerin et ve tatlı tüketimine dikkat etmeleri gereklidir.

Bayram da sindirim problemleri yaşamamak için yapılması gereken şey porsiyon kontrolüdür.

Bazı besinleri tüketirken miktarlarına dikkat etmemiz gerekiyor.
-Günlük çikolata tüketimini 2 adet, şeker tüketiminizi 1 adet ile sınırlandırın.
-Börek tüketmek istiyorsanız kahvaltıda ya da öğle yemeğinde 1 porsiyon  tüketebilirsiniz.  Mutlaka yanında ayran ve salatayla birlikte tercih edin.
-Sarma ya da dolma  yemek istiyorsanız öğlen yemeği olarak tercih edebilirsiniz. Tüketilmesi gereken miktar  kişinin günlük enerji ihtiyacına göre değişir. Bu besinleri tüketirken yanında ekmek, pilav, makarna gibi tahıllı besinleri tüketmek yerine ayran, yoğurt  veya  yağsız bir salata ekleyerek dengeli bir öğün  oluşturabilirsiniz.
-Hamurlu tatlılar yerine sütlü tatlıları tercih ediniz, ama eğer hamurlu bir tatlı tüketecekseniz bunun öğlen saatlerinde olmasına dikkat edin ve akşam yemeğinde ızgara et, tavuk, balık ve yağsız salata tercih ederek gün içerisinde almanız gereken kaloriyi dengeleyebilirsiniz.
– Kırmızı et tüketiminde ise önemli olan miktardır.  Tüketilmesi gereken miktar  kişinin günlük enerji ihtiyacına göre değişmekle birlikte öğle veya akşam yemeğinizde  bir öğün olarak tercih edebilirsiniz. Yanında bol yağsız salata tüketmeniz sindirimini kolaylaştıracaktır. Günün bir öğününde kırmızı et tükettiyseniz, diğer öğünde az yağlı sebze yemeği tüketerek dengeleyebilirsiniz.

DYT.YASEMİN DEMİRSOY

Böbrek kanserinin toplar damar yoluyla İnferior Vena Cava adı verilen ana toplar damar içersinde ilerleme (bu damarın duvarını tutma) hatta kalp boşluklarına kadar uzanma özelliği vardır. Günümüzde görüntüleme tekniklerinde kaydedilen ilerlemeler neticesinde bu tip nadir vakaların teşhisinde artış sağlanmıştır.

Hastanemize solunum sıkıntısı olan sol akciğerde zatüre tablosuyla yatırlan 68 yaşındaki Emin Halim Altay isimli hastamızın yapılan radyolojik tetkikleri neticesinde sağ böbreğinde tümöral kitle olduğu görüldü. Çekilen MR’da bu kitlenin ana damar içersinden karaciğer içine kadar ilerilediği (ana damar duvarını kısmen tuttuğu) tespit edildi.

Gerekli hazırlıklardan sonra hastamız ameliyata alındı. Operasyonda önce tümörlü sağ böbrek etraf dokulardan ayrıldı. Karaciğerin tüm bağlantıları kesilerek serbestleştirildi. Karaciğer seviyesinde ana toplar damar hazırlandı. Bütün ince ve kalın bağırsaklar kaldırılarak ana toplar damar alt ve üst ucu her iki atar ve toplar damarları kontrol altına alındı. Daha sonra hastanın göğüsü açılarak hasta kalp akciğer makinasına bağlandı ve soğutuldu. Dolaşım tamamen durdurularak kalp içinden de destekle aşağıdan tümörlü ana damar duvarıda kesilerek tüm tümörlü uzantılarla birlikte böbrek çıkartıldı. Sonra ana toplar damar duvarında oluşan açıklık kalp zarı ile tamir edilerek operasyona son verildi. Hasta Emin Halim Altay Yoğun Bakım Ünitesinde ve Serviste toplam 9 gün takip edildikten sonra taburcu edildi. Yapılan kontrolerinde sorunsuz olduğu görüldü.

Kalp ve Damar Cerrahi hocamız Doç. Dr. Caner ARSLAN ve Üroloji Uzmanımız Op. Dr. Emin COŞKUN “Bu ameliyatın tam teşekküllü çoğu hastanelerde bile yapılamadığını sayılı merkezlerde dahi ancak birçok cerrahi ekibin uzun sürede bir araya gelmesiyle gerçekleştirilebildiğini” dile getirdiler. Hastanemizin imkanları sayesinde Emin Halim Altay bey çok kısa sürede hazırlıkların tamamlanmasıyla Kalp ve Damar Cerrahisi, Üroloji, Genel Cerrahi ve tecrübeli Anestezi ekibi sayesinde böyle ciddi komplike bir ameliyatı sorunsuz bir şekilde atlatarak sağlığına kavuşmuştur” dediler.

Ameliyat Ekibi:

Doç.Dr.Caner ARSLAN – Op.Dr.Emin COŞKUN – Op.Dr.Hasan ÖNER

Op.Dr.Mustafa BAŞAR – Uzm.Dr.Hatice KÖSTEKÇİ – Uzm.Dr.Alper İYNEM

Uzm.Dr.Dilek ŞAHİN

‘Her doğumla yeni bir anne ve yeni bir baba doğar’ diyen Karabük Özel Medikar Hastanesi Doğum Atölyesi ile bebek bekleyen anne babalar için eğitimler başladı.

Anne- baba olmanın hem büyük bir mutluluğu hem de onlarca kaygıyı beraberinde getirdiği bir gerçek. Birçok ebeveynin kafasında “Hamileyken nasıl beslenmeliyim?”, “Gebelik ilerlerken beni neler bekliyor”, “Bebeğimi emzirebilecek miyim?”, “Bebeğim nasıl büyüyecek?”, “Bebeğimin dilinden anlayacak mıyım?” gibi sorular dolaşıyor. Hamilelik süreci ve bebek bakımına yönelik pek çok soru Karabük Özel Medikar Hastanesi Doğum Atölyesinde cevap buluyor.

Alanında uzman, deneyimli doktor ve hemşirelerimiz, anne baba adaylarını doğuma en pratik şekilde hazırlamak üzere eğitimlerin ilkini gerçekleştirdi. Belirli aralıklarla tekrarlanacak olan Doğum Atölyesi için sosyal medya hesaplarımızı takipte kalabilirsiniz.

İsterlerse anne ve baba adayları birlikte eğitim alıyorlar!
Doğum Atölyesi’nde anne ve baba adaylarına verilecek eğitimlere elbetteki baba adaylarımızda katılabiliyor. Program içeriği ise oldukça zengin.
Anne karnındaki bebek gelişimi, gebelikte fiziksel değişimler, gebelikte dikkat edilmesi gereken püf noktaları, kadın doğum uzmanlarımız tarafından anlatılıyor. Ayrıca anne adayları, gebelik ve emzirme döneminde beslenme konusunda klinik diyetisyenler tarafından bilgilendiriliyor.

Normal doğuma hazırlanmak üzere anne baba adayları bu bölümde aktif rol alıyorlar. Normal doğum sürecini, nefes tekniklerini, doğum dalgalarını rahat atlatmayı öğreniyorlar. Bu bölümü sunan ebe hemşire, değişik rol play teknikleriyle anne ve babaları doğumda aktif rol almaya hazırlıyor. Doğduktan sonra emzirme yeni annelerin en çok vaktini alan süreçtir. Çocuk sağlığı ve hastalıkları uzmanımız emzirme süreçleri, bebeğin beslenme temposu, büyümesi, çalışan anneler için iş yerinde süt saklama teknikleri, emzirmedeki sorunlar hakkında eğitim veriliyor. Maket yeni doğan bebeklerle emzirme pozisyonları, memeyi tutturma tekniklerini anlatıyorlar.

Çocuk sağlığı ve hastalıkları uzmanımız yeni doğan bakımı, ilk testler ve aşılar, bebekle güvenli yolculuk, bebeğin uyku biçimi ve gece gündüz ritmini anlatıyor. Ayrıca uzmanlarımız bebek masajı, oyun ve oyuncak seçimi, emzik verme ve kucaklamanın bağlanmaya etkileri konusunda bilgi veriyor.

İlkini gerçekleştirdiğimiz Doğum Atölyesi eğitimlerinde bizlere destek veren Kadın Hastalıkları Uzmanı Op. Dr. Şerife Bilgin Yıldırım, Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Uzm. Dr. Emine Güçer, Dyt. Yasemin Demirsoy, Ebe Gamze Acısu, Bebek Hemşiresi Elif Taşdan’a teşekkürlerimizi sunarız.

Hastamız Mukaddes Özkasapoğlu 27 yaşında ve 6 aylık hamile iken böbrek taşı rahatsızlığı nedeni ile Düzce ilinden gelerek Özel Medikar Hastanesi Üroloji Uzmanı Dr. Emin Coşkun’a başvurdu.

Sağ böbreğinde bulunan 17 mm boyutundaki taş nedeniyle 2 aydır medikal tedavi görmekteydi. Böbreğinde bulunan taş nedeni ile stend takılmış ancak böbreğe idrar kaçırması ile stend çıkartılmış. Daha sonra 2 ay boyunca ilaç tedavisi görmeye devam etmiş. Tüm bu tedavi yöntemleri ve alınan ilaçlara rağmen ağrılarından bir türlü kurtulamayan Mukaddes Özkasapoğlu’na kapalı böbrek taşı ameliyatı yapılmaya karar verildi.

Hastamızın sağ böbreğini tıkayan 17 mm boyutundaki taş, Fleksible Üreterenoskopi (kapalı böbrek taşı ameliyatı) yolu ile lazer kullanılarak kırıldı. Bu ameliyat sırasında bebeğine herhangi bir zarar gelmeden, hastamız ağrılarından tamamen kurtuldu.

Hastamıza geçmiş olsun dileklerimizi sunar, sağlıklı günler dileriz.

Bu yıl Ramazan ayında ortalama 16 saat süren bir oruç söz konusudur. Ramazan ayında yeterli ve dengeli beslenmeyi sağlamak önemlidir. Yapılan birçok bilimsel çalışmada Ramazan orucunun vücuttaki metabolizmayı yavaşlattığı belirlenmiştir. Bu sonuçlara göre diyetimiz normal vücut ağırlığımızı korumak, ağırlık kaybetmemek veya ağırlık kazanmamayı destekleyecek şekilde olmalıdır.
Ramazan ayında sahura kalmamak ya da kalkıp sadece su içmek, açlık süresini 16 saatten ortalama olarak 20 saate çıkarmaktadır. Bu da açlık kan şekerinin daha erken düşmesine neden olarak gün içindeki hayat kalitemizi etkilemektedir.

Sahur yemeği yavaş sindirilen, gün boyu besleyici özelliğini sürdüren besinlerden oluşmalıdır. Posadan zengin besinler; kepek, tahıllar, tam buğday, tohumlar, patates, sebzeler, meyveler gibi besinlerde bulunur ve yavaş sindirilmektedir. Bu besinler vücutta posa miktarını arttırdıkları için oruç süresince kabızlığı, mide bulantısı ve mide bozulmalarını önlemeye yardımcıdır. Sahur yemeğinde çok hızlı sindirilen besinlerden sakınılmalıdır. Örneğin, şeker, beyaz un ve diğer saflaştırılmış şekerleri içeren besinlerin tüketim miktarı konusunda dikkatli olunmalıdır. Kızartılmış besinleri tüketmekten sakınılmalıdır. Bu tür besinler gün boyunca mide bulantısına ve mide bozulmasına neden olabilir. Yüksek tuz/sodyum içeren besinlerden sakınılmalıdır. Bu tür besinler oruç süresince susamayı arttırmaktadır.

İftar yemeği saati bu yılda geç vakitlerde olmaktadır. Bu nedenle vücudumuz için gerekli besin ögelerinin sağlanması önemlidir. İftarda yemeğe 2-3 adet hurma veya su ile başlanmalıdır. Hurma karbonhidrat, posa, potasyum ve magnezyum için mükemmel bir kaynaktır. Hurma aynı zamanda tatlı ihtiyacını da giderip, kilo kontrolüne yardımcı olmasından dolayı iftar yemeklerinin vazgeçilmezidir. İftar yemeğinde; 1 kase çorba, 1 ince dilim tam buğday ekmeği, proteinden zengin bir ana yemek ve yoğurt veya cacık tüketilebilir. Baharatlı besinlerin tüketilmesinden sakınılmalıdır. Baharatlı besinler mide salgılarını uyarır ve oruç sırasında rahatsızlık hissedilmesine neden olabilir. Eğer baharatlı besinler tüketilecekse pişirmede veya yemekler tüketilirken sınırlı miktarda baharatlar kullanılmalıdır. İftar yemeğinden 2-2.5 saat sonra 1 porsiyon meyve tüketilerek ara öğün yapılabilir. Bu ara öğünün yapılması yüksek kalorili şekerli besinler yerine daha sağlıklı bir tercih yapmamızı sağlamaktadır.
Sıvı tüketimine dikkat edilmelidir. İftar ile sahur arasında 2-2,5 litre su içmeye özen gösterilmelidir. Aynı zamanda uzun süreli açlık ve susuzluktan sonra mineral dengesinin sağlanması açısından günde 1 adet sade maden suyu tüketilmelidir.

Karabük Özel Medikar Hastanesi’nde Hastane Afet ve Acil Durum Planlaması Uygulayıcı Eğitimi, 14-16 Mayıs tarihleri arasında Karabük İl Sağlık Müdürlüğü ve UMKE ‘nin katılımları ile gerçekleşti.

15 Mayıs 2018 tarihinde 12-18 Mayıs Hemşireler Haftası kapsamında tüm çalışanlarımızın davetli olduğu Motivasyon Kokteyli düzenlendi. Hemşireler haftası vesilesi ile Mesul Müdürümüz Dr. Mehmet Coşkun, Hemşirelik Hizmetleri Müdürü Heldan Demiralay’a çiçek taktim ederek, tüm hemşirelerimizin Hemşireler Haftasını kutladı.

Özel Medikar Hastanesi, Şehit Murat Akdemir Anadolu İmam Hatip Lisesi Proje Okulu ve Türk Kızılay’ı tarafından yapılan ortak çalışma ile ‘Kan ve Kök Hücre Bağışı’ projesi yapıldı.

Safranbolu Misak-ı Milli Meydanında gerçekleştirilen projeye halkın ilgisi olduça büyük oldu. ‘Bir Damla Kan Bir Umut’ sloganı ile yola çıkan öğrenciler, Özel Medikar Hastanesi sponsorluğu ile halkı bilinçlendirme amaçlı broşürler dağıttı. Bir günde toplamda 98 ünite kan bağışı yapıldan proje kapsamında öğrenciler çeşitli etkinliklerle halkın ilgisini çekmeyi başardı.

Özel Medikar Hastanesi sosyal sorumluluk projesi kapsamında, Diş Hekimi Dt. Metin Cingöz öncülüğünde, Yenice Yortan Çok Programlı Anadolu Lisesi öğrencilerine ücretsiz diş taraması yapıldı.

Lise öğrencilerinin katılımları ile gerçekleştirilen taramada öğrencilere ağız ve diş sağlığı ile ilgili dişlerin düzenli fırçalanması, diş ipi kullanımı, sağlıklı beslenme ve rutin diş hekimi kontrolleri hakkında bilgiler verildi.

26. Bölge Kastamonu Eczacılar Odası’nın Kastamonu eczacılarına yönelik gerçekleştirdiği buluşmada, Kalp ve Damar Cerrahisi Doç. Dr. Caner Arslan ve Kardiyoloji Uzmanı Dr. Mehmet Bozbay kardiyovasküler hastalıklar hakkında eczacılarımızi bilinçlendirdi. Dunyada mortalite (ölüm) oranının en çok olduğu kardivaskuker hastalıklardan korunma, hipertansiyonla mücadele ve sağlıklı beslenme konularında sunumlar gerçekleştirildi. Daha sonra Kulak Burun Boğaz Uzmanımız Op. Dr. Gerçek İlker Şiriner ‘Burun Estetiği, Sinüzit Cerrahisi, Mevsimsel Alerjik Rinit ve Dolgu / Botoks ile ilgili sunumunu gerçekleştirdi.

Yoğun katılım olan toplantıda desteklerini esirgemeyen ve bizi son derece guzel ağırlayan 26. Bolge Eczacılar Odasi Başkanı Ecz. İhsan Orkun Yilmaz , Genel Sekreter Ecz. Hakan Yılmaz ve toplantımıza katılan tüm eczacılarımıza teşekkür ederiz.

Hastamız Osman Erdoğan (68) idrar yapamama nedeniyle bir aydır sonda kullanmaktaydı. Hastanın gırtlak kanseri ve ileri derecede kalp yetmezliği mevcuttu. Kalp pili ile hayatını devam ettirmekteydi.  Farklı bir hastanede yapılan tetkik ve muayene sonucunda hastaya prostat büyümesi teşhisi konularak ameliyat olması gerektiği söylendi. Karabük ve Ankara’daki hastaneleri dolaşan hastaya ameliyat olmasının çok riskli olduğu söylenerek ameliyat yapılmadı.

Osman Erdoğan Özel Medikar Hastanesi Üroloji Uzmanı  Dr. Emin Coşkun’a başvurdu. Hastaya anestezi uzmanlarımız tarafından başarılı bir anestezi yapıldı. Ameliyat sırasında  kalp pili durdurularak  bir saat süren kapalı prostat ameliyatı yapıldı ve yaklaşık 100 gr prostat dokusu çıkartıldı. Başarılı geçen ameliyat sonunda hastamız sağlığına kavuştu.

Özel  Medikar Hastanesi olarak hastamıza geçmiş olsun dileklerimizi sunar, sağlıklı bir hayat dileriz.

Günümüzde sağlıklı yaşam halen yaşamamızın temel parçası olmaya devam etmektedir. Tıp biliminin gelişmesiyle beraber  insan ömrünün uzatılmasında birçok başarılı sonuç elde edilmiştir. Yalnız tüm gelişmeler mukabilinde kaliteli, yani sağlıklı yaşam konusunda istenilen başarıya ulaşılamamıştır. Bu konuda bir çok nedenin olduğu da bilinmektedir. Yaşam tarzı, beslenme, sosyal, ekonomik  ve ekolojik faktörler insanların sağlıklı yaşamasında belirleyici etkenlerdir. Bir iç hastalıkarı uzmanı olarak diyebilirim ki  günümüzde her geçen gün hastalıklar artma yolunda devam etmektedir.

Yaşam tarzımızı spor, yürüyüş ve kültürel aktivitelerle zenginleştirebiliriz. Teknoloji geliştikçe ne yazık ki insanlar aktivitelerden yoksun kalıyorlar. Bunun için ayrıca günlük zamanımızı da sağlıklı ve değerli kullanmalıyız. Ekolojik faktörler sağlımızda bulunmaz nimettir. Basit bir örnek vermek gerekirse, herkesin evinde, işinde  kullandığı ‘’piller’’ o kadar tehlikelidirki, gerekli olduğu kadar, çok da zehirlidir. Kesinlikle doğaya, çöpe atılmamalıdır. İçeriğinde bulunan ağır metaller zehirli madde olarak topraktan sudan geri dönüş yaparak insan sağlığını ciddi şekilde bozarak ağır hastalıklara sebep olmaktadır. Ağır metal diye bilinen alüminyum, arsenik, bakır, kurşun, çinko, civa, kadmiyum, nikel gibi çok yaygın metaller insan sağlığını tehdit etmektedir.

Ağaçların, ormanların giderek yerini tutan betonlaşma, sanayileşme  ve her gün artan araba sayısı insan sağlığı için önemli tehdit oluşturmaktadır. Özellikle hazır gıdalar, kimyasal koruyucular içermektedir. Sebze ve meyvelerin yetiştirilmesinde kullanılan kimyasal gübreler giderek yok edilmelidir. Uzak doğuda özellikle Tibet Eyaletinde hiçbir kimyasal ürün kullanılmadan, doğal şartlarda meyve ve sebze yetiştirilmektedir. Bu topraklarda Dünya’nın en uzun ömürlü ve sağlıklı insanları geleneklerini bozmadan, dünyaya meydan okumaya devam etmektedir.

Ülkemiz  zengin tarımsal topraklara sahip olmasına rağmen çocuklardan büyüklere mide-bağırsak hastalıkları, enfeksiyon hastalıkları, kan değerlerinde eksiklik (anemiler), vitamin eksiklikleri (avitaminoz), solunum yolları ve allerjik hastalıklar, orta ve büyük yaşlarda ht+dm+kalp hastalıkları, romatizmal, kas ve kemik hastalıkları her geçen gün artmaya devam ediyor.

Ülkemizde  tüm imkanların ve ürünlerin bulunmasına karşılık kişisel hijyen konusunda halen çok geride kaldığımızın sonucudur. Ağız ve diş sağlığına halen önem verilmemektedir. Anti-hijyen sebeplerden dolayı enfeksiyon hastalıkları çok sık karşılaştığımız hastalıklar arasındadır. Sürekli Sağlık Bakanlığı ve İl Sağlık Müdürlükleri uyarı yapmaktadır; ”Lüzumsuz antibiyotik kullanmayalım!” Biz doktorların bu konuda çok meraklı oldukları söylenemez çünkü kronik hastalarımız bir çok ilaç kullanmaktayken antibiyotiklerden doğabilecek yan etkiler biz doktorları tedirgin etmektedir. Lakin enfeksiyon semptomları ve enfeksiyon değerleri yüksek olan hastaya antibiyotik vermemek, hastayı enfeksiyon riski altında bırakmak kadarda tehlikelidir.

Sağlıklı yaşam için sağlıklı ve düzenli beslenme , bir çok hastalıktan korunmanın temel faktörlerinden sayılır. “Sigara” insan sağlığını  ciddi şekilde tehdit eden zehirli maddedir. Günlük en az 1.5-2 lt su içilmelidir, daha sağlıklısı her yemekten önce mutlaka bir bardak su içilmelidir.

Yemek öğünlerinin sayısı ve içeriği önem arz etmektedir, ana öğün 3 çeşit, ara öğün 2 veya 3 çeşit olmalıdır. Eski yıllarda ara öğün çok önemli değildi yalnız son yıllarda sedanter, hareketsiz çalışma ve yaşam, insanların efor harcamasına engel teşkil eden  önemli sebepler arasındadır.

Bu nedenle ana öğünlerde alınan fazla kalori  vücutta yağ deposu oluşturmaktadır. Vücut yağ depolamaya başladıkça metabolik sendrom diye adlandırdığımız hastalıkların temeli atılmaya başlar. İnsülin direnci, kan yağları ve karaciğer fonksiyon testlerinde artış, kan basıncı artışı  ve kilo artışı bir çok hastalığın habercisi olarak kendini göstermeye başlar.

Kas ve kemik sistemi vücudun temel yapısıdır. Sağlıklı beslenme kas ve kemik sistemini korur, vücudun metabolizmasında önemli rol oynar. Kas ve kemiklerde bulunan mineraller ve diğer etkenler  vücudun pusulasıdır.

Kanda analiz edilen iyonlar-elektrolitler, kan sayımı ve kan değerleri, karaciğer ve böbrek fonksiyonları, kolestrol paneli, crp, aso, rf, sedim vs. geniş yelpaze altında  kan değerlerinin her birisi kendine has özelliğe sahiptir. Laboratuvar tetkiklerinin  hastalıkların teşhisinde çok önemli yeri vardır. Ayrıca tetkikler ileride oluşabilecek hastalıkların önlenmesinde de biz doktorların yoluna ışık tutmaktadır.

Hastamız Bahri Demir Kulak Burun Boğaz Uzmanı Dr. Gerçek İlker Şiriner’e baş ağrısı ve sürekli balgam çıkarma şikayetleriyle başvurdu. Çekilen tomografi sonucunda diffüz nazal polipozis ve kronik sinüzit hastalığı teşhis edildi. Hastamızın medikal tedavisi düzenlendikten sonra ameliyat planlanması yapıldı. Kulak Burun Boğaz Uzmanı Dr. Gerçek İlker Şiriner tarafından başarılı bir şekilde fonksiyonel endoskopik sinüs cerrahisi yapıldı. Tedavi sonunda hasta konforunun korunması amacı ile tampon kullanılmadı. Hastamız ameliyat sonrası sağlığına kavuştu ve taburcu edildi.

Özel Medikar Hastanesi olarak hastamıza geçmiş olsun dileklerimizi sunar, sağlıklı bir hayat dileriz.

Özel Medikar Hastanesi Beslenme ve Diyetisyen Uzmanı Yasemin Demirsoy öncülüğünde, çocuklara ‘’Sağlıklı Beslenme’’ ile ilgili eğitici bilgiler verildi. İlkokul 1. ve 4. Sınıfların katılımları ile gerçekleştirilen sunum öğrencilerin büyük ilgisini çekti. Hem eğlenceli hem öğretici bir sunum gerçekleştiren Beslenme ve Diyet Uzmanı Yasemin Demirsoy ‘Gelecek nesillerin çok daha sağlıklı ve bilinçli olacağına inanıyorum’ Özel Medikar Hastanesi olarak, bu tarz eğitici ve çocuklarımızın doğru beslenmeleri hakkında ki faaliyetlerimiz ve sunumlarımız devam edecek’ diye belirtti.

Batı Karadeniz Bölgesine ve tüm Türkiye’ye sağlık hizmeti veren hastanemiz verdiği hizmeti geliştirmeye devam ediyor. Hastanemizde devam eden Sağlıkta Kalite Standartları düzenlemeleri ile ilgili Hemşirelik Hizmetleri Müdürü Heldan Demiralay’ın sunumuna Mesul Müdür Dr. Mehmet Coşkun ve tüm departmanların kalite sorumluları katıldı.


Özel Medikar Hastanesi 8 Mart Dünya Kadınlar Gününü, hastane içerisinde ve ONEL AVM’de kutladı. Bu özel günde tüm kadınlarımıza çiçekler taktim edilirken, hastanemizin tanıtımının yapıldığı standımızı ziyaret eden herkese, tansiyon ölçümü yapıldı. Hastanemizde gerçekleştirdiğimiz kutlamalarda, tüm kadın hastalarımıza, yakınlarına ve hastane personelimize çiçekler dağıtıldı. Varlıklarıyla dünyayı güzelleştiren tüm kadınlarımızın Dünya Kadınlar Günü Kutlu Olsun.

Türkiye’nin en uzun boylu kızı Karabük doğumlu Rümeysa Gelgi, Karabük Özel Medikar Hastanesi’nde sağlık kontrolünden geçti. Rümeysa’nın sağlık durumunun oldukça iyi olduğu belirtildi. Medikar Hastanesi olarak kendisine sağlıklı bir ömür dileriz.


Batı Karadeniz’in merkezinde, tüm branşlarda hizmet veren, tam donanımlı bir sağlık merkezi olan Karabük Özel Medikar Hastanesinde başarılı burun estetiği operasyonu yapıldı. Aydın ilinden gelen 27 yaşındaki Özgür Soylu burun estetiği operasyonu için hastanemiz uzmanlarından Op. Dr. Gerçek İlker Şiriner’i tercih etti.


2016 © Copyright - Medikar Hastanesi

Karabük Nöbetçi Eczaneler     -     Acil        4447078

btnimage