Elde edilen yeni verilere göre 65 yaşından sonra her 6 kadından 1’i Alzheimer hastası olurken, erkeklerde bu oran 11’de 1 olarak gözlenmekte. Mevcut hastaların 2/3’ü de maalesef kadın. 60 yaşından sonra bir kadının Alzheimer olma riski, kadınlarda çok korkulan meme kanseri olma riskinden 2 kat daha fazla. Bu konuda; hormonal ve biyolojik faktörler, yaşam süresi, iş alanları, eğitim düzeyi, kalp hastalıklarının görülme sıklığı, strese duyarlılık, sık depresyon ve uyku bozukluklarının etkili olabileceği öne sürülüyor.

Alzheimer hastalığının belirtileri yavaş yavaş ortaya çıkar. Bellek bozuklukları ve kişilik değişiklikleri hastadan önce yakınları tarafından fark edilir. Çoğu zaman erken evre belirtileri normal yaşlanma süreci ya da depresyon gibi durumların bulguları olarak değerlendirilir. Erken evrelerde kayıt belleğinin bozulmasına bağlı olarak kişi yeni bilgileri öğrenmekte ve hatırlamakta güçlük çeker. Sık sık aynı soruları sormak, eski olayları daha canlı bir şekilde hatırlamak ve anlatmak gibi bulgular dikkat çeker. Hastalık ilerledikçe günlük işlevleri aksatan zorluklar yaşanmaya başlar, günlük işleri yapmak için gitgide daha fazla yardıma ihtiyaç duyarlar ve sonuçta tamamen diğer insanların bakımına bağımlı hale gelirler.